Aylin Nazlıaka: “Ayşe’nin Haykırışı Havada Asılı Kalmayacak”

25.03.2026

Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bavul içinde yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetinin 11 sanıklı davasının ikinci duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmayı takip eden CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Gölge Bakanı Aylin Nazlıaka, “Biz biliyoruz ki Ayşe’nin haykırışı havada asılı kalmayacak. Biz onun intikamını, buradaki sanıklar en ağır cezayı alıncaya kadar bu davanın takipçisi olarak ve asla ve asla bir başka kadının daha cinayete göz göre göre kurban edilmesine izin vermeyerek sürdüreceğiz” dedi.

Adliyede açıklama yapan CHP’li Aylin Nazlıaka, kadınların sırf kadın oldukları için katledildiğini belirterek şunları söyledi:

“Öyle ki bir günde 6 kadının katledildiği zamanlar yaşıyoruz. Ayşe Tokyaz davası sadece Ayşe’nin ailesini ilgilendirmiyor. Aslında bu ülkede yaşam hakkını savunan herkesi ve tüm kadınları ilgilendiriyor. İşte o yüzden duruşma salonu hınca hınç dolu. Bütün kadın dernekleri burada. CHP ile birlikte başka siyasi partilerin temsilcileri de burada. Barolar, insan hakları savunucuları, yürekli basın mensupları burada. Bu dava aynı zamanda iki polisin davasıyla da birleştirildi. Şu ana kadar polisler ifadesini verdiler. Diğerleri de ifade vermeye devam ediyorlar ama şurası bir gerçek. Çok gergin bir ortamdayız. İlk duruşmaya baş sanık Cemil Koç, son derece rahat ve özgüvenli bir şekilde gelip oturduğu yerden sevgili Ayşe Tokyaz’ın ikizi Esra Tokyaz’ı ve annesi Halime Hanım’ı provoke edecek sözler söylüyordu. Bugün Cemil Koç bu davaya SEGBİS sistemiyle katılacak. Cemil Koç’un aynı zamanda devam eden 8 ayrı dava dosyası da var. Cemil Koç şüpheli ölüm dosyasıyla da ayrıca yargılanıyor. Diyarbakır’da yüksekten düştüğü iddia edilerek yaşamını kaybeden Ece Gül Övezova’nın davasıyla da yargılanıyor ve ilk duruşmaya gitmedi. Herhalde zaman kazanmaya çalışıyor.

“Davanın takipçisi olmayı sürdüreceğiz”

Yine yukarıda yargılanan diğer iki polis, görevini layıkıyla yapmak isteyen tüm polislere de gölge düşürüyor. Çünkü hem görevi kötüye kullanma hem de aynı zamanda veri sızdırma ve hatta verileri silme suçuyla da yargılanıyorlar. Görüyoruz ki burada örgütlü bir suç var. Anlatılanlardan anladığımız kadarıyla bu örgütlü suçun içerisinde uyuşturucu var, fuhuş var, birçok kötülük var. Gerçekten de insanın dinlerken bile insan olmaktan utandığı birtakım detaylar var. Bizler sonuna kadar bu davanın takipçisi olmayı sürdüreceğiz. Tüm kadınların yaşam hakkı ihlal edilmesin diye, hiçbir kadın şiddete maruz kalmasın diye, hiçbir kadının haykırışı havada asılı kalmasın diye sonuna kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Kadın örgütleri de bu mücadelenin içinde yer almayı sürdürecekler ve başka Ayşe Tokyazlar olmasın diye sonuna kadar direneceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden asla ve asla vazgeçmeyeceğiz.

“6284 uygulansaydı Ayşe hayatta olacaktı”

Kadın dayanışması yaşatır diyoruz ve iktidarı buradan bir kez daha kadına yönelik şiddeti önlemeye, önleyemiyorsa korumaya, koruyamıyorsa caydırıcı cezalar vermeye ve bütüncül politikaları oluşturarak kadını korumaya davet ediyoruz. Hatırlanacağı gibi Ayşe’nin ikizi Esra defalarca karakola gitmişti ve yardım talep etmişti ama karakolda gördük ki Cemil’in işbirlikçileri hem veri sızdırmışlar hem de Esra’yı ciddiye almamışlar. Yani 6284 No’lu Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Yasasına eğer uyulsaydı bugün Ayşe aramızda, hayatta olacaktı. Sevgili Esra geçen duruşmaya Ayşe’nin kıyafetleriyle gelmişti ve ‘Artık ben öldüm. Kardeşim benim bedenimde yaşıyor. Onun nefesi benim nefesimdir. Onun sesi benim sesimdir’ demişti. Bugün de son derece üzgün ve aynı zamanda elbette öfke dolu katillere karşı ama biz biliyoruz ki Ayşe’nin haykırışı havada asılı kalmayacak. Biz onun intikamını, buradaki sanıklar en ağır cezayı alıncaya kadar bu davanın takipçisi olarak ve asla ve asla bir başka kadının daha cinayete göz göre göre kurban edilmesine izin vermeyerek sürdüreceğiz.”

Benzer Haberler